Laboratuvar Hizmetleri Patoloji

Patoloji; halk arasında hastalık bilimi olarak bilinir. Başta kanser olmak üzere çok sayıda hastalığın teşhis ve tedavi sürecinde etkin bir rol oynar. Ayrıca, genetik sendromlar ile ilgili hastalıkları incelemesi de dikkat çekicidir. Sonuç olarak, hastalığa dair tüm evrelerde kendisine yer bulur. Patoloji; geçmişten bu yana kanser, virüs ve enfeksiyon gibi çeşitli hastalıklarla savaşan bir bilim dalıdır. Ayrıca, yepyeni tedavilerin geliştirilmesi de yine patolojinin ilgi alanına girer.

Patoloji Neden Önemlidir?

Patoloji; son derece önemli bir bilim dalı olarak tanımlanabilir. Hastalıklara yol açan etmenleri belirler. Bunun yanı sıra, hastalıkların doku ve organları etkileme biçimleri ile de ilgilenir. Tıbbın temelini oluşturduğu iddia edilebilir. Hastalıklı organları çıplak gözle veya mikroskop altında inceler. Bu sayede, hastalıkların çok daha kolay bir şekilde anlaşılmasını sağlar. 2020’li yıllarda olduğumuz şu günlerde, başta tümör olmak üzere birçok hastalığın kesin olarak teşhis edilmesinde patolojik incelemenin zorunlu olduğunu ifade etmek gerekir. Bilhassa kanserin kesin tanısı patologlar tarafından konulur.

Patolojik İnceleme Nasıl Gerçekleştirilir?

Patolojik inceleme; birçok hastalığa teşhis konmasında ve tedavi sürecinin bir an önce başlamasında hayati öneme sahiptir. Ayrıca, farklı yollarla yapılır.

  • Kayıt: Patolojik incelemenin ilk kısmını oluşturur. Bir başka deyişle, patoloji laboratuvarına gelen doku örnekleri ve doktorun hastaya dair bilgilerinin olduğu ön tanılı patoloji istem kağıdı bir araya getirilir. Ayrıca, hastaya patoloji rapor numarası verilir.
  • Çıplak gözle inceleme: Hastadan elde edilen doku örnekleri; ilk olarak patolog tarafından çıplak gözle incelenir. Bilhassa dokunun boyut ve özellikleri dikkate alınır. Dokular; kayıt numarası ile beraber saklanır. Ardından, birtakım işlemlerden geçer.
  • Tespit: Bir diğer adı fiksasyondur. Dokuların değişmesini engellemek ve bozulmasını önlemek amacıyla yapılır. Dokular; bu aşamada, uygun formalin solüsyonunda bekletilir. Bu sayede, yıllar sonra dahi sorunsuz bir şekilde değerlendirilmeleri mümkün hale gelir.
  • Takip: Doku işleme olarak adlandırılabilecek bir süreçtir. Bu aşamada, ilk olarak, dokudaki suyun uzaklaştırılması söz konusudur. Takip sürecinde bir dizi işlem ile dokunun sertleşmesi sağlanır. Ayrıca, dokuların kesilebilmesi adına uygun ortam elde edilir. Otomatik doku takip cihazları kullanılarak gerçekleştirilen sürecin genellikle ortalama 12 saat içerisinde tamamlandığını ifade etmek gerekir.
  • Bloklama: Dokuların çok ince bir şekilde kesilebilmelerini sağlamak adına yapılan birtakım işlemler bütünü olarak tanımlanabilecek bir süreçtir.
  • Kesme: Dokular; özel kesici cihazlardan yardım alınarak belirli bir kalınlıkta kesilir. Elde edilen kesitler; lam olarak adlandırılan camlar üzerine alınarak boyama sürecine geçilir.
  • Boyama: Patoloji adına hayati önem taşıyan bir süreçtir. Çünkü, hücrelerin mikroskop altında görünmelerini sağlamak adına boyama işlemine ihtiyaç duyulur. Sıklıkla mavi ve kırmızı boyalardan yararlanılır. Başta kanser olmak üzere çok sayıda hastalığın en doğru şekilde teşhis edilebilmesi adına söz konusu boyalar ile boyanmış preparatların değerlendirilmesi gereklidir.
  • Mikroskobik inceleme: Patolog; boyalı lamları mikroskop altında inceler. Bilhassa kanser teşhisine bu aşamada kesin karar verilir. Patolog; normal dokunun sahip olduğu özellikleri en iyi şekilde bilen kişidir. Bu yüzden, dokulardaki anormal durumları ve gelişmeleri fark etme konusunda bir hayli başarılıdır. Ayrıca, hücrelerdeki değişimleri ve çoğalmaları tespit etme konusunda oldukça iyidir. Hastaların özel etkilerini bilir. İncelemiş olduğu boyalı lamlarda bu etkilerin var olup olmadığına bakar. Sonuç olarak, elde ettiği verileri de dikkate alarak tanısını ortaya koyar. Buna ek olarak, gerekli olduğu hallerde, yorumunu da ekler.
  • Patoloji raporu: Son derece detaylı bir şekilde hazırlanan rapordur. Hastaya dair kişisel bilgilerin yanı sıra tanı ve tedaviye dair seçeneklere de yer verilir. Tümörün tipi, derecesi, yayılma hızı, çevre doku ile olan ilişkileri ve daha birçok husus; patoloji raporu içerisinde kendisine yer bulur. Patoloji raporu; tahmin edebileceğiniz üzere hastanın doktoruna yazılmıştır. Raporun ilgili doktor tarafından değerlendirilmesi şarttır. Ayrıca, durumun en açık sözlerle hastaya anlatılması da bir diğer gerekliliktir.

Patoloji Hangi Hastalıklara Bakar?

Patoloji; birçok hastalığın teşhisinde önemli bir yeri bulunan bilimdir. Bilhassa kanserin teşhis edilmesinde vermiş olduğu olumlu sonuçlar ile dikkat çeker. Patoloji birimine ilgili hastalığın teşhis ve tedavisi için başvurulur. Bu noktada, gerekli olan patoloji raporu; en çok beş gün içerisinde çıkar.

Kanser Teşhisi Nasıl Konulur?

Kanser; hücrelerin sürekli olarak bölünmesi sonucu tümör meydana gelmesi olarak tarif edilebilir. 2022 yılını bitirmeye hazırlandığımız şu günlerde kanser tedavisinde ilerleme kaydedildiğini söylemek gerekir. Bilhassa kanser tedavilerinin de daha çok hastayı iyileştirmesi söz konusu hale gelmiştir. Kanserin doğru bir şekilde tedavi edilmesi adına her şeyden önce teşhis edilmesi gereklidir. Ancak, kanserin bir anda teşhis edilmesi mümkün değildir. Bir süreç söz konusudur. Hasta; kendisinde var olan birtakım belirtilerden şüphelenir. Ayrıca, rutin kanser taramaları ve doktor tarafından gerçekleştirilen muayeneler de bu süreç içerisinde kendisine yer bulur.

  • Biyopsi: Kanserin teşhis edilmesi adına en önemli detaylar arasında yer alır. Kanserli bir lezyondan doku örneği alınması olarak tanımlanabilir. Söz konusu örnek; tahmin edilebileceği üzere patoloji laboratuvarına gönderilir. Patolog; tanı tekniklerinin her birisinde uzmanlaştığı için sürece olabilecek en iyi şekilde müdahale eder. Bir başka deyişle, hücreler; patolog tarafından kanser belirtisi olup olmadıklarının anlaşılması adına detaylı bir şekilde incelenir. İnce iğne biyopsisi, kalın iğne biyopsisi ve cerrahi yöntem ile tümörün çıkarılması gibi seçenekler oldukça yaygındır.
  • Radyolojik incelemeler: Görüntüleme teknikleri olarak da bilinir. Bilgisayarlı tomografi, ultrason, manyetik rezonans gibi yöntemler çok fazla tercih edilir. Ayrıca, başta kemikler ve akciğer olmak üzere beyin dokusu ve yumuşak doku için de farklı görüntüleme seçeneklerine ihtiyaç duyulur. Beyin tümörü; bilhassa manyetik rezonans ile görüntülenebilir. Bunun yanı sıra, akciğer tümörü; tomografi ile görüntülenebilir. Bu noktada, en iyi teşhisi koymak adına birden çok görüntüleme seçeneğinden yardım alınabilir.
  • Laboratuvar testi: Kanserin teşhis edilmesindeki süreçlerden birisidir. Kanserli hücreler; bilhassa birtakım moleküllerin kan değerini yükseltme gibi bir etkiyi ortaya çıkarabilir. Bu noktada, doktor; söz konusu durumunu var olup olmadığını kontrol etmek adına hastadan kan, idrar, balgam ve diğer vücut sıvılarını talep edebilir. Laboratuvar testi; nadiren tercih edilir. Biyopsi veya radyolojik incelemeler kadar işe yarama ihtimali bulunmaz. Bir başka deyişle, kan testi ile kanser teşhis etmek mümkün değildir. Laboratuvar testleri; yalnızca masadaki diğer hastalıkları ortadan kaldırmak ve tanıyı doğrulamak adına tercih edilebilir.

Kanser teşhis edilmesi sürecinde doktorun tek başına çalışmadığını dile getirmek gerekir. Bünyesinde patolog ve radyoloğun da olduğu bir ekip devreye girerek kanser olup olmadığını anlamaya çalışır. Bunun yanı sıra, kanser; birtakım belirtiler ile de kendisini gösteren bir hastalıktır. Kişinin bu belirtilerden haberdar olması şarttır. İdrarda ve dışkıda kan, memede ele gelecek türden bir kitle, ses kısıklığı, yorgunluk, uzun süre geçmeyen öksürük, yutkunma güçlüğü, herhangi bir nedene bağlı olmayan kilo kaybı veya bir anda kilo alma, idrar sırasında zorlanma, idrar kaçırma, geceleri terleme, mide ağrısı, cilt yaralarının iyileşmemesi; kanser belirtileri arasındadır.